Basedpill
Greycel
★
- Joined
- Jun 14, 2022
- Posts
- 71
- Online time
- 19m 14s
Erkeklerin başında ki belalar listesi:
1.SGK sorunu, hastalandığımızda doktora ve eczanelere gittiğimiz zaman astronomik miktarda muayne ve ilaç ücreti ödemeye zorlanıyoruz, özel sigorta bile yaptırsak bir anlamı olmuyor özel sigorta parasını cukkalayıp ne muayne ediyorlar ne ilaç veriyorlar SGK'dan düşmüşsün deyip gönderiyorlar. Paran ise yanıyor.
2.SGK Prim borcu, bu da erkeklerin SGK'dan faydalanması için uydurulmuş bir haraç sistemi, bunu ödersen SGK'dan yararlanbiliyorsun. Bir nevi hastaneye para vermek yerine kuruma para veriyorsun.
3.Zorunluı askerlik. Bu en kötüsü, 20-29 yaşları arasında olan tüm erkekleri sorgusuz sualsiz zorla askere sokup 6 ayını heba edip ona buna hizmet ettiriyorlar. Bunu eleştirmek bile suç, insan haklarına ve özgür düşünceye atılmış büyük bir darbe. Eğer gitmek istemiyorsan her birkaç ayda bir zamlanan yüzlerce bin TL'ye tekabül eden ''PENİS BORCU''nu ödemek zorunda bırakıyorlar. Ödediğin zaman bile senden 1 ay askere gitmeni bekliyorlar.
4.Kadına şiddet mevzusu. Kades, kadın destek grupları ve kadın sığınma evi gibi pek çok dernek var ve bir şekilde kadınlara sahip çıkılabiliyor iken erkeklerin başına bir bela geldiği zaman hiçbir şey yapılmıyor, yapılmadığı gibi de toplum gözünde ''Haketmiştir'' skalası içinde değerlendiriliyor ve ön yargılara maruz bırakılıyoruz.
5.Eril iç güdüler bastırılıyor, şiddet, üreme içgüdüsü, poligami/eş seçimi, testosteronun getirdiği depresif özellikler ve bunların yol açacağı potansiyel sorunlar göz ardı ediliyor. Ancak, kadınlar doğasına göre yaşayabiliyor, devlet tarafından kadınsı özellikler ''Refah'' adı altında altın tepside sunuluyor. En bariz örneği, eş seçiminde kadınlar modern dünyada avantajlı iken erkeklerin dezavantajlı olması, evlendiğinde bile biyolojik kriterleri geçtikten sonra maddi ve manevi kriterleri karşılamak zorunda olduğudur. Bu da yalnız erkek sayısını çoağltıyor.
6.Nüfus erimesini, sistem çarkına entegre olmuş köle sayılarıyla bir tutmaları. Spesifik olarak ''ERKEK'' işi denilen zor işlerde, ölmek için yollanan ''ER'' pozisyonunda ki piyon erkeklere ihtiyaçları olduğu için, üreme çığırtkanlığı yapıyorlar. Hiçbir şekilde erkeğe değer veren bir politika izlemedikleri gibi, kadınları ve zenginleri korumak için erkek doğasını ehlileştirip evcilleştirmeye çalışıyorlar. Kısacası görmezden geliniyoruz.
Sonuç:Modern tüketim toplumu kadınların hipergamik doğasını ''Özgürlük ve standart'' olarak pazarlarken erkeklerin poligamik, rekabetçi (fethetme) doğasını toksik maskülenite veya saldırganlık olarak baskılar. Kendileri ise bu gücü elde edip ''TEKELLEŞTİRİR'' ve bize karşı şiddet olarak geri dönüş sağlar.
Çünkü;
1.Ekonomi: Kadınların harcama alışkanlıkları ve tüketimi, kapitalist çarkları erkeklerden daha çok döndürür.
2.Güvenlil: Erkek doğası serbest bırakılırsa kaos çıkar (kavga, savaş, hiyerarşi çatışması vs) kadın doğası serbest bırakılırsa tüketim ve sosyal rekabet artar (ki bu sistemin işine gelir)
Özet bir örnek ''FİGHT CLUB Filmi'' bunu eleştirel bir yolla, sivri bir dille anlatmıştır:
''Bizler tarihin ortanca çocuklarıyız. Bir amacımız ya da değerimiz yok. Ne büyük savaşı yaşadık ne de büyük buhran'ı. Bizim savaşımız ruhani bir savaş, en büyük buhranımız ise hayatlarımız. Televizyonla büyütüldük ve bir gün milyoner, film yıldızı ya da rock yıldızı olacağımıza inandırıldık ama olmayacağız. Bunu yavaş yavaş öğreniyoruz ve bu yüzden çok ama çok kırgınız''
1.HARCANILABİLEN ERKEK TEORİSİ (MALE EXPENDABİLİTY):
Evrimsel biyolojiye göre bir popülasyonun devamı için az sayıda erkek ve çok sayıda kadın yeterlidir.
Bir erkek binlerce kadını dölleyebilir ama bir kadın yılda sadece bir çocuk doğurabilir.
Devletin Bakışı: Devlet için ortalama bir erkeğin değeri, sadece vergi ödediği sürece vardır. Eğer vergi ödemiyor veya sisteme entegre olamıyorsa, devletin gözünde o erkek ''Telef Olabilir''.
Eskiden savaşlar için erkeğe ihtiyaç vardı. Şimdi ise savaşları İHA'lar SİHA'lar ve profesyonel küçük birlikler yapıyor. Devletin artık milyonlarca erkeğin sadakatine ve kas gücüne ihtiyacı yok. Bu yüzden onlara ''RÜŞVET'' (kadın, para, statü) vermek zorunda hissetmiyor.
2.CİNSEL PİYASANIN SERBESTLEŞMESİ (PARETO İLKESİ)
Devlet, kadınlara seçme özgürlüğü ve ekonomik bağımsızlık vererek ekonomiyi iki katına çıkardı. (Daha çok iş gücü, daha çok tüketim) Ancak bu durum cinsel piyasada Pareto Dağılımını devreye soktu.
Kural: Kadınların %80'i erkeklerin en üstteki %20'sini arzular. Yani herkesin bildiği hipergami.
Eskiden devlet/din zoruyla her erkeğe kadın düşerken şimdi serbest piayasada alttaki %80'erkek cinsel ve duygusal açlığa mahkum bırakıldı. Peki ya devletin neden ipinde değil ? Çünkü kadınların özgür iradesine karışmak modern dünyanın temel insan hakları ve özgürlük anlayışı denilen, siyasi ve çıkar ilişkisinin zincirleme yapılarına terstir. Devlet bunu yaparsa meşruyetini yitirir.
3. SOMA HAPI, DİJİTAL UYUŞTURUCULAR:
Sistemin, isyan eden veya dışlanan erkeklere "bir şey vermediği" doğru değil. Aslında onlara sessiz kalmaları için çok ucuz oyuncaklar veriyor:
Sınırsız Porno: Erkeğin cinsel fethetme dürtüsünü sahte bir tatminle köreltmek için.
Sistem şunu diyor: "Sana gerçek bir imparatorluk, gerçek bir servet veya gerçek bir kadın veremem (çünkü kaynaklar sınırlı ve rekabetçi). Ama sana bunların sanal simülasyonunu veririm, sen de odanda uslu uslu oturursun."
4.Tarih boyunca, eş bulamayan ve statü kazanamayan genç erkek nüfusunun artması (Male Youth Bulge)
her zaman devrimlere, iç savaşlara veya teröre yol açmıştır.
Devletin Hesabı: Modern devlet, bu öfkeli erkekleri "ıslah etmek" veya "ödüllendirmek" yerine, onları hapsetmenin veya polis gücüyle bastırmanın daha ucuz olduğunu hesaplamıştır.
Milyonlarca erkeğe iş ve eş ayarlamak, ekonomiyi ve sosyal yapıyı tamamen değiştirmeyi gerektirir. Ama isyan edeni hapse atmak basittir. Devlet, arada yaşanacak cinayetleri ve kaosu "tolere edilebilir zarar" olarak görür.
NOT: Bunca adaletsizliğin ve haksızlığın içinde, zaten hali hazırda zor olan hayatı zorlaştırıp bizi piyonlaştıran bu ''DEVLET'' veya ''SİSTEM'' adı altında işleyen eşkiyaların yapısına biat etmeyecğiz. Aksine, gücü ele almak her erkeğin ana odağı olmalıdır. Yazı, bir manifesto üslubundadır.
DİPNOT: NOT kısmı, siyasi bir grubu içermemektedir ve hali hazırda var olan anarşik ideolojinin bir yansımasıdır. Bu yüzden, olayı validesinin vajinasından anlayanlar şimdiden göte koydurup siktir olup gidebilir. Sikimi kavrayıp, zevzek zevzek konuşan amcık ağızlıların ağzına daha fazla işemek istemiyorum. Zirzoplar ve döl israfı trol piçleri yazmasın.
1.SGK sorunu, hastalandığımızda doktora ve eczanelere gittiğimiz zaman astronomik miktarda muayne ve ilaç ücreti ödemeye zorlanıyoruz, özel sigorta bile yaptırsak bir anlamı olmuyor özel sigorta parasını cukkalayıp ne muayne ediyorlar ne ilaç veriyorlar SGK'dan düşmüşsün deyip gönderiyorlar. Paran ise yanıyor.
2.SGK Prim borcu, bu da erkeklerin SGK'dan faydalanması için uydurulmuş bir haraç sistemi, bunu ödersen SGK'dan yararlanbiliyorsun. Bir nevi hastaneye para vermek yerine kuruma para veriyorsun.
3.Zorunluı askerlik. Bu en kötüsü, 20-29 yaşları arasında olan tüm erkekleri sorgusuz sualsiz zorla askere sokup 6 ayını heba edip ona buna hizmet ettiriyorlar. Bunu eleştirmek bile suç, insan haklarına ve özgür düşünceye atılmış büyük bir darbe. Eğer gitmek istemiyorsan her birkaç ayda bir zamlanan yüzlerce bin TL'ye tekabül eden ''PENİS BORCU''nu ödemek zorunda bırakıyorlar. Ödediğin zaman bile senden 1 ay askere gitmeni bekliyorlar.
4.Kadına şiddet mevzusu. Kades, kadın destek grupları ve kadın sığınma evi gibi pek çok dernek var ve bir şekilde kadınlara sahip çıkılabiliyor iken erkeklerin başına bir bela geldiği zaman hiçbir şey yapılmıyor, yapılmadığı gibi de toplum gözünde ''Haketmiştir'' skalası içinde değerlendiriliyor ve ön yargılara maruz bırakılıyoruz.
5.Eril iç güdüler bastırılıyor, şiddet, üreme içgüdüsü, poligami/eş seçimi, testosteronun getirdiği depresif özellikler ve bunların yol açacağı potansiyel sorunlar göz ardı ediliyor. Ancak, kadınlar doğasına göre yaşayabiliyor, devlet tarafından kadınsı özellikler ''Refah'' adı altında altın tepside sunuluyor. En bariz örneği, eş seçiminde kadınlar modern dünyada avantajlı iken erkeklerin dezavantajlı olması, evlendiğinde bile biyolojik kriterleri geçtikten sonra maddi ve manevi kriterleri karşılamak zorunda olduğudur. Bu da yalnız erkek sayısını çoağltıyor.
6.Nüfus erimesini, sistem çarkına entegre olmuş köle sayılarıyla bir tutmaları. Spesifik olarak ''ERKEK'' işi denilen zor işlerde, ölmek için yollanan ''ER'' pozisyonunda ki piyon erkeklere ihtiyaçları olduğu için, üreme çığırtkanlığı yapıyorlar. Hiçbir şekilde erkeğe değer veren bir politika izlemedikleri gibi, kadınları ve zenginleri korumak için erkek doğasını ehlileştirip evcilleştirmeye çalışıyorlar. Kısacası görmezden geliniyoruz.
Sonuç:Modern tüketim toplumu kadınların hipergamik doğasını ''Özgürlük ve standart'' olarak pazarlarken erkeklerin poligamik, rekabetçi (fethetme) doğasını toksik maskülenite veya saldırganlık olarak baskılar. Kendileri ise bu gücü elde edip ''TEKELLEŞTİRİR'' ve bize karşı şiddet olarak geri dönüş sağlar.
Çünkü;
1.Ekonomi: Kadınların harcama alışkanlıkları ve tüketimi, kapitalist çarkları erkeklerden daha çok döndürür.
2.Güvenlil: Erkek doğası serbest bırakılırsa kaos çıkar (kavga, savaş, hiyerarşi çatışması vs) kadın doğası serbest bırakılırsa tüketim ve sosyal rekabet artar (ki bu sistemin işine gelir)
Özet bir örnek ''FİGHT CLUB Filmi'' bunu eleştirel bir yolla, sivri bir dille anlatmıştır:
''Bizler tarihin ortanca çocuklarıyız. Bir amacımız ya da değerimiz yok. Ne büyük savaşı yaşadık ne de büyük buhran'ı. Bizim savaşımız ruhani bir savaş, en büyük buhranımız ise hayatlarımız. Televizyonla büyütüldük ve bir gün milyoner, film yıldızı ya da rock yıldızı olacağımıza inandırıldık ama olmayacağız. Bunu yavaş yavaş öğreniyoruz ve bu yüzden çok ama çok kırgınız''
1.HARCANILABİLEN ERKEK TEORİSİ (MALE EXPENDABİLİTY):
Evrimsel biyolojiye göre bir popülasyonun devamı için az sayıda erkek ve çok sayıda kadın yeterlidir.
Bir erkek binlerce kadını dölleyebilir ama bir kadın yılda sadece bir çocuk doğurabilir.
Devletin Bakışı: Devlet için ortalama bir erkeğin değeri, sadece vergi ödediği sürece vardır. Eğer vergi ödemiyor veya sisteme entegre olamıyorsa, devletin gözünde o erkek ''Telef Olabilir''.
Eskiden savaşlar için erkeğe ihtiyaç vardı. Şimdi ise savaşları İHA'lar SİHA'lar ve profesyonel küçük birlikler yapıyor. Devletin artık milyonlarca erkeğin sadakatine ve kas gücüne ihtiyacı yok. Bu yüzden onlara ''RÜŞVET'' (kadın, para, statü) vermek zorunda hissetmiyor.
2.CİNSEL PİYASANIN SERBESTLEŞMESİ (PARETO İLKESİ)
Devlet, kadınlara seçme özgürlüğü ve ekonomik bağımsızlık vererek ekonomiyi iki katına çıkardı. (Daha çok iş gücü, daha çok tüketim) Ancak bu durum cinsel piyasada Pareto Dağılımını devreye soktu.
Kural: Kadınların %80'i erkeklerin en üstteki %20'sini arzular. Yani herkesin bildiği hipergami.
Eskiden devlet/din zoruyla her erkeğe kadın düşerken şimdi serbest piayasada alttaki %80'erkek cinsel ve duygusal açlığa mahkum bırakıldı. Peki ya devletin neden ipinde değil ? Çünkü kadınların özgür iradesine karışmak modern dünyanın temel insan hakları ve özgürlük anlayışı denilen, siyasi ve çıkar ilişkisinin zincirleme yapılarına terstir. Devlet bunu yaparsa meşruyetini yitirir.
3. SOMA HAPI, DİJİTAL UYUŞTURUCULAR:
Sistemin, isyan eden veya dışlanan erkeklere "bir şey vermediği" doğru değil. Aslında onlara sessiz kalmaları için çok ucuz oyuncaklar veriyor:
Sınırsız Porno: Erkeğin cinsel fethetme dürtüsünü sahte bir tatminle köreltmek için.
Sistem şunu diyor: "Sana gerçek bir imparatorluk, gerçek bir servet veya gerçek bir kadın veremem (çünkü kaynaklar sınırlı ve rekabetçi). Ama sana bunların sanal simülasyonunu veririm, sen de odanda uslu uslu oturursun."
4.Tarih boyunca, eş bulamayan ve statü kazanamayan genç erkek nüfusunun artması (Male Youth Bulge)
her zaman devrimlere, iç savaşlara veya teröre yol açmıştır.
Devletin Hesabı: Modern devlet, bu öfkeli erkekleri "ıslah etmek" veya "ödüllendirmek" yerine, onları hapsetmenin veya polis gücüyle bastırmanın daha ucuz olduğunu hesaplamıştır.
Milyonlarca erkeğe iş ve eş ayarlamak, ekonomiyi ve sosyal yapıyı tamamen değiştirmeyi gerektirir. Ama isyan edeni hapse atmak basittir. Devlet, arada yaşanacak cinayetleri ve kaosu "tolere edilebilir zarar" olarak görür.
NOT: Bunca adaletsizliğin ve haksızlığın içinde, zaten hali hazırda zor olan hayatı zorlaştırıp bizi piyonlaştıran bu ''DEVLET'' veya ''SİSTEM'' adı altında işleyen eşkiyaların yapısına biat etmeyecğiz. Aksine, gücü ele almak her erkeğin ana odağı olmalıdır. Yazı, bir manifesto üslubundadır.
DİPNOT: NOT kısmı, siyasi bir grubu içermemektedir ve hali hazırda var olan anarşik ideolojinin bir yansımasıdır. Bu yüzden, olayı validesinin vajinasından anlayanlar şimdiden göte koydurup siktir olup gidebilir. Sikimi kavrayıp, zevzek zevzek konuşan amcık ağızlıların ağzına daha fazla işemek istemiyorum. Zirzoplar ve döl israfı trol piçleri yazmasın.
Last edited:





